Yüzyıllık Yalnızlık: İmkansızlığın Öyküsü

yüzyıllık yalnızlık

Fantastik kurgusuyla bir başyapıt haline gelmiş Yüzyıllık Yalnızlık aslında çok daha fazlasını temsil ediyor. Kolombiya’nın fakir çocuğunun hayallerinden dökülmüş olmasından da çok daha fazlasını ifade ediyor. Çünkü Gabriel Garcia Marquez için bir imkansızlığın öyküsünü oluşturuyor. Bu yazımda sizlere kitap hakkında bilgi vermek ya da neleri ifade ettiğini anlatmak istemiyorum. Ancak bu kitabın ortaya çıkışındaki serüveniyle ilgili hayatımıza bakmamızı istiyorum.

Yüzyıllık Yalnızlık Nasıl Ortaya Çıktı?

2001 yılında bir röportajında ünlü yazar Marquez, kitapla ilgili çok önemli detayları sunuyor bizlere. Belki de kitabın anlattıklarından çok daha fazlasını bu hikaye karşılıyor. Büyülü gerçekçilik akımının mimarlarından olan eserden çok daha fazla yararlanmak için bu hikayeyi bilmek gerekiyor.

Peso Sorunu Hep Var!

1928 yılında son derece fakir bir topluma gözlerini açan Gabriel Garcia Marquez, okulun kıymetini genç yaşta anladı. Ancak hukuk okumak yerine öykü yazmakla geçirdi vaktini. Gazetecilik ve öykücülük arasında hayallerini ortaya koydu. Sonrasında ise ortaya “Yüzyıllık Yalnızlık” çıktı. Ardından ise Arjantin’de yer alan bir yayınevine gönderme kararı aldı. Eşiyle birlikte hızlıca dosyaları hazırladı, el yazması olarak kıymetli eserini eline aldı. Postaneye girdiğinde ise büyük bir sevinç vardı yüzünde. Ancak endişenin görülebilir olduğu da açıktı. Postane görevlisi, dosyaları aldı ve incelemeye başladı. Ardından 590 sayfa tutan kargo gönderisi için 82 Peso ücret istedi. Her şey buraya kadar gayet normal ve akıcı gitmişti. Eşiyle göz göze gelen Marquez ise üstündeki tüm birikimini ortaya döktü. Toplamda ise 53 Peso çıkabildi ve bir hayal kırıklığı kapladı içini.

Milyonların Geleceği

Öyle ya da böyle uğraşlarla gönderebildiği eseri, milyonlarca sattı. Sonrasında Nobel Edebiyat Ödülü kazanırken en iyi yazarlar listesine girdi. Kolombiya Devleti ise 50 bin Peso kağıt paranın üzerine Gabriel Garcia Marquez’i ekledi. Artık Peso sorunu kalmadığı gibi paranın üzerine de yerleşmişti ünlü yazar.

Buradan hareketle neler çıkabiliriz diye düşünmeye çok gerek yok. İmkansızlığın öyküsü olan Yüzyıllık Yalnızlık, işte bu şekilde var oldu hayatımızda. Her zaman hayaller aleminde yaşamanın kötü olmadığını bir kez daha gösterdi bu gerçek hikaye bize.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir