Özeleştiri Narsist Hareket Mi?

özeleştiri narsist

Günümüzde belki de en çok ihtiyaç duyduklarımızdan olan özeleştiri narsist hareket mi? Kısaca baktığımızda bir kişinin kendi düşünce yapısını ya da davranışlarını eleştirmesidir. Bununla birlikte eleştirinin tüm eylemleri kapsaması da gerekmez. Ancak nesnel bir eleştiri olması şarttır. Kişinin böyle bir süzgeçten geçme çabası aslında neyi ifade eder? Felsefe ya da tarihi değer açısından baktığımızda özeleştiri sunan birçok değerli kişi vardır. Peki, bunlarla ilgili olarak yargılarımızı ne belirler? Gerçekten özeleştiri yapmak aslında kişinin kendisini beğenmesi midir?

Özeleştiri Nedir?

Bir siyasi ya da toplumsal kişinin özeleştiri yapabilmesi çok daha kolay değildir. Bununla birlikte inandığı ülkü ya da sahip olduğu tüm ilkeleri eleştirebilir. Bunlarla ilgili somut yargılara varabilir ve kendi eylemlerinin aslında olumsuz sonuçlar getirdiğini söyleyebilir. Bunu yapabilmek çok zor olduğu için hemen herkes için özeleştiri kıymetlidir. Bir kişinin özeleştiri yapabilmesi alkış alır. Sonrasında övgüler birbirini takip eder, üstün birisi olduğu sonucuna varmak da daha kolaydır.

Özeleştiri Narsist Duygular Besler

Birçok farklı filozof ve fikir adamına göre eleştirilerin bu denli yapılması elbette yücedir. Ancak farklı görüşlerde bulunur. Bunların başında Maurice Blanchot gelir ve özetle der ki özeleştiri yapmak tam anlamıyla narsist durumları ortaya çıkarır. Çünkü özeleştiri yaparak kişi, bir başkasının ya da toplumun kendini eleştirmesini ortadan kaldırır. Başka bir eleştirinin muhatabı olmak istemez. Bununla birlikte kendisine gelecek eleştirileri de küçümseyen tavır içindedir. “Kendimi sadece ben eleştiririm” demenin aslında bir başka ortaya çıkış şeklidir.

Kendisinde olan yetersizlik hakkını saklama çabası olarak da değerlendirmek olasıdır. Ardından kendine yetme biçimi olarak da özeleştiri metaforunu kullanmasıdır. Kendisinin ne kadar yüce olduğunu da yine bu sayede gösteren kişi, kurtarıcı beklemez. Tüm bu yorumlarla birlikte özeleştiri narsist bir sonuçla açıklanabilir dememiz mümkündür.

Maurice Blanchot’un Özeleştirisi

Fransız edebiyat kuramcısı olan Maurice Blanchot ise bu konuda yazdıklarıyla öne çıkar. Özellikle 1930lu yıllara damgasını vurmuş olan deneyimli yazar, “özeleştiri” ve “yenilenme” kavramlarını açıklar. Fransız monarşisi üzerinden yenilenme yapılması gerektiğini de vurgular. Çünkü “özeleştiri” sadece insana ait değildir. Toplumlar ve çeşitli kurumlarla devlet yapısı da özeleştiri yaparak sorumluluktan kaçmak ister. Sadece basit bir “af” dileme olmaması adına da dikkatli olmak gerekir. Çünkü kendisini eleştirdikten sonra günahsız olma durumunu kabullenme daha kolaydır. Kişinin tüm hatalarından tek bir özeleştiriyle sıyrılmasına karşı çıkar. Şüphesiz ki bu durum sadece Fransa ya da 19.yüzyıl için geçerli değildir. Günümüzde de hemen “özeleştiri” sunarak tüm sorumluluğu kabul etme ve hepsinden sıyrılma amacı hakimdir. Bunun olması da yine kişinin ya da devletin kendisini beğenmesi, üstün görmesi, hakim olması ile ilgilidir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir