Küçük Prens Kitabı Yazarının Gizemli Hayatı

küçük prens kitabı

Çoğunlukla yazarların hayatıyla kitapların anlatımı söz konusu olsa da küçük prens kitabı yazarının hayatı gizemlerle doludur. Bundan dolayı kitabına yansımasının yanı sıra başlı başına da önemli bir hal alır. Bununla birlikte elbette ki eserin konusu ve serüvenin tamamına etkileri vardır. 1943 senesinde büyük bir yankı uyandırarak ortaya çıkan bu masalsı kitabın nasıl ortaya çıktığının izlerini de bulabilirsiniz.

Dünyanın en çok okunan kitaplarından olan Küçük Prens kitabı yazarı Antoine de Saint Exupery, 1900 yılında doğdu. Aristokrat bir ailenin çocuğu olmasına karşı hayat boyu sürprizlerle sarsıldı. Lyon doğumlu bu büyük yazarın hayatını değiştiren en önemli olaylardan ilki babasının ölümüydü. Daha dört yaşındayken babasını ölümüyle aile de yoksullaştı. Ardından ise okul hayatındaki başarısızlıkları birbirini takip etti.

Sancılı Günlerde Pilotluk Aşkı

Her akşam ödevlerini yapmadığı için hem annesinden azar işitti hem de öğretmeninden cezalar aldı. Ardından ise hayatını değiştirecek perdeyi araladı. Çünkü evlerine yakın havaalanına giderek uçakları seyretmeye başladı. Bununla birlikte bir kez daha sancılı geçen günler başlamıştı. Buna neden olan ise çok sevdiği kardeşinin ölümüydü. Ancak bu krizden atlatmasını sağlayacak olan pilotluk aşkıydı. Bir pilotun uçuş sırasında onu yanına alması ise Exupery için dönüm noktasıdır. Uçuş deneyimi tatmasıyla birlikte hayatındaki hedefine karar verdi. Artık o pilot olmak isteyen bir gençti. Ancak işler bu şekilde devam etmedi. Annesinin uçaklardan korkması ve istememesi üzerine denizcilik okuluna girdi. Sonrasında ise askerlik yaparken hava okulunu seçip pilotluk eğitimi aldı.

Tunus Günleri Kaderi Değiştirdi

Antoine de Saint Exupery için dönüm noktası şüphesiz ki Tunus günleridir. 35 yaşında bir pilot olarak yolculuk sırasında işler istediği gibi gitmedi. Bir anda arıza yapan uçağın düşme tehlikesi ortaya çıktı. Ancak başarılı pilot, Tunus sınırlarındaki bir çöle iniş yaparak hayatta kalmayı başardı. Ancak durum bu kadar kolay değildi. Uçsuz bucaksız bir çöl üzerinde ne yapacağını bilemedi. Kimsenin gelmediği bu sıcak bölgenin kumları arasında kayboldu. Dört gün boyunca yalnız kaldığı bu günler aslında “Küçük Prens” kitabının doğuşunu sağladı. O dört gün neler yaşadığını düşünerek kaleme aldığı eserinde hikaye, aynı şekilde başladı. Bir çöle inen uçağın içindeki kahramanın tanıştığı kişilerle olan ilişkisini anlattı.

Küçük Prens Hikayesi Doğdu

Doğrudan içsel yolculuğa gitmek yerine bu şekilde bir olayın yaşanması da eserin kalitesini yükseltti. Şüphesiz ki ne güzel bir hikaye diyenlerin sayısı fazladır. Ancak bu hikayenin aslında gerçekte yazarın yaşadığı bir olay olduğunu bilenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Övgülerin sahibi Küçük Prens kitabı yazarı Exupery için buradaki günler son derece önemlidir. Bedevilerin yardımlarıyla bulunan ve sonrasında muhabirlik yaparak İspanya iç savaşına tanıklık eden yazar, çok daha fazlasını da gözleriyle gördü. Ardından gelen II.Dünya Savaşı günleri de son derece etkili rol oynadı. Fransa’nın Alman askerlerine kaybetmesi, Hitler korkusu Avrupa’yı sarmıştı. Bundan dolayı ABD’ye giden Fransız yazar Küçük Prens kitabı için ilk hamlesini de yaptı. Eseri burada yazarak okuyucularının karşısına çıktı ve artık çok daha fazlasına sahipti.

Savaş Pilotu, Dünya ve İnsanlar eserlerini de ABD’de yazdı. Öncesinde ise Arjantin günlerinden kalma Gece Uçuşu isimli kitabı vardı. Ancak o kadar da okunmamıştı. Güney Postası ise ilk kitabı olan Antoine de Saint Exupery halen Küçük Prens kitabı yazarı olarak tanınır. Farklı gezi ve tayin durumları da yeni yerler görmesini sağlamıştır. Burada yaptığı izlenimler sonucunda da önemli noktalara parmak basar. Ancak yine de içsel yolculuğu çok daha iyi bir şekilde kaleme alması da yaşadıklarıyla doğrudan ilintilidir.

Küçük Prens Kitabı Yazarının Esrarengiz Ölümü

Alman orduları her yeri ele geçirirken ABD Ordusu için savaşa dahil oldu. Sonrasında pilot olarak düşman ordusunu izleme göreviyle Kuzey Afrika’ya gitti. 1944 yılının 31 Temmuz günü ise haber alınan son gündü. Uçağın isabet almasıyla denize düşen Küçük Prens kitabı yazarı Exupery bulunamadı. Yıllarca cesedinin arama çalışmaları devam etmesine karşın 2000 yılında balıkçıların tesadüf şekilde ortaya çıkarmasıyla hatırlandı. Ölümler, savaşlar, mücadele içerisindeki pilotluk hayaliyle geçen bir serüven. Hepsinden izleri eserlerinde görmek mümkün olsa da tam olarak anlayabilmek sanırım hiçbir zaman gerçek olmayacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.