En İyilik Mi Enayilik Mi? / Muhammed Murat

Başa gelen birçok farklı durumla ilgili enayilik kelimesini çok sık duymaya başladıysanız düşünmeniz gerekiyor, demektir. Çünkü boşuna söylenmiş bir kelime değil bana kalırsa. Türkçe kökenli bir kelime olmasının yanı sıra “avanak, et kafalı” bir ifadeye denk gelir. Ayrıca “fazla bön” anlamı da çıkar bu kelimeden. Saf ya da dürüst olmakla açıklamaz kimse bunu. Bir acıma duygusunu beraberinde getirir. Çünkü insanların bakış açısı enayi olmama üzerine şekil alır. Bununla birlikte enayilik boş yere yapılan bir durum gibi açıklanır çoğu insan için. Peki, gerçekte nedir enayilik? En İyiye ulaşma adımı olarak kabul etsek fazla mı ileri gideriz sizce de?

Enayilik Mertebesi Hakkında

Tarihte ilk kez Evliya Çelebi’nin eserinde geçer bu güzide kelime. “Enayi” başlı başına bir anlam taşır aslında. Baktığımızda “Ana” kelimesinden gelir ve “benci” anlamı çıkar. Yani kendini beğenmiş desek yanlış olmaz. Ancak ilerleyen yıllarda Türkçe’ye girişi Ahmet Rasim’in eseri Şehir Mektupları örneğinde olduğu gibi “aptal” anlamıyladır. Bir kelimenin bu kadar değişmesi ise beraberinde birçok hususu önemli yapar. Bana göre enayilik kelimesi var olan durumu göre anlam kazanır.

Enayi Tanımı Nedir?

Günümüzde yaptığımız işlere baktığımızda kimler enayilik ediyor? Kimler için enayi lafı daha güzel duruyor? Toplumsal bir çöküntü durumu varsa ki şu an için bunu söylemem mümkün, çıkarsız kişileri anlamlı kılar. Hiçbir kazancı olmadan bir iş yapınca enayi sıfatını alıyor insan. Bir yardım etmesi ya da bir güzel söz söylemesi yetiyor. Sonrasında eline geçen bir şey olmuyorsa ki manevi kazançları da burada görmezden geliyorlar, enayi lafıyla karşılaşıyor insan. Bu kadar basit mi diye sorabilirsiniz? Bence de olmamalı ama evet, basit geliyor demek ki. Bu pencereden baktığımda keşke daha çok enayi olsaydı toplumda diyorum ister istemez. Ne de güzel olurdu karşılık beklemeden koşturan insanların sayıca fazla olması değil mi?

Enayiler Kazanır Mı?

Tek bir sorun var bana kalırsa enayilik özelinde. Kişinin kendi kul hakkına girmesi ya da mutsuz hale düşmesidir bu. Ayrıca devamlı başkaları için çırpınmanın getireceği yorgunluğu gidermesi de şarttır. Aksi durumda buna devam etmesi pek mümkün olmuyor. Bununla birlikte kıymet vererek yardım ettiği insanların neler yapacağı da önemli oluyor. Değersiz kişilere yardım etmek çoğu zaman insanı üzüntüye sevk ediyor. Bunu görmek de can sıkıcı elbette.

Düşünsenize bir kişi var karşınızda. Çaba gösterip yardım ediyor ve mutlu ediyorsunuz. Sonrasında bir hiç mi olsun bu durum? Maddi kazançları beklemez insan tabi ama yine de bir duygu geçişi lazım değil mi? Belki de minnet duygusu ya da “iyi ki varsın” cümlesi dökülsün. Ancak en iyilik için gerekli olan enayilik adına bunu beklemek doğru değildir. Koşmaya ve yardımcı olarak etrafa neşe saçmaya devam eder. Ta ki yoruluncaya kadar sürer bu maraton. Belki de günümüzün toplumlarında enayi olarak adlandırılmak insanın kalitesini gösterir? Daha özel yapmaz mı ayrıcalıklı olmak? Bunu da düşünmeden edemiyor insan.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.